Bir ben varki benim içimde, benden öte benden ziyade...

13/7/2006 - DUDAKLA BARDAK ARASI

Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim,
yeni yaptırdığı bir bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş.
İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş.
O zavallı kölelerden biri, birgün pek bitkin düştüğü için
dayanamaz ve zalim krala:
- Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim?
Siz bu bağın üzümlerinden yapılacak şarabı
hiçbir zaman içemeyeceksiniz ki !.. deyivermiş.
Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış.
Nihayet gün gelip üzümler yetiştikten sonra,
kral köleler de dâhil herkesin hemen toplanmasını emretmiş.
;Bir müddet sonra da o bağın üzümlerinden yapılmış şaraptan bir bardak
getirilmesini emretmiş. Daha önce kehanet gösterisinde
;bulunan köleyi de huzuruna çağırtmış.
Şarap bardağını eline alarak:
-Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiçbir zaman içemeyeceğimi
tekrar iddia edebilir misin? diye sormuş.
Köle şöyle cevap vermiş:
- Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem.
Çünkü dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur.
O arada başınıza neler gelebileceğini de bilemem!
Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri kralın adamlarından biri girmiş.
Bir yaban domuzunun bahçeye girdiğini ve  asmaları kırıp döktüğünü
söylemiş.
Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden
hemen dışarı fırlamış.
Bahçede domuzun bulunduğu yere koşmuş.
Kral ve domuz arasında öldüresiye bir mücadele başlamış.
Sonunda yaban domuzu mızrak gibi azı dişleriyle,
Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep olmuş.
Kral bostanda, bardak masada kalmış...
Şu söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor:
Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den,
Nasip değil ise ne gelir elden?"
Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik sanmayın.
Sıkıca asılın onlara tıpkı hayata asıldığınız gibi...
Çünkü onlarsız hayat da anlamsızdır..
Hayatı çok hızlı koşmayın,
nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın.
Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken
güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Dün tarih oldu...
Yarın bir sır...
Bugünün kıymetini bilin.
Sevgiyle Kalın ....

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/6/2006 -

YAŞAM İÇİN ÖĞÜTLER

 

 

1.Büyük aşklar ve büyük kazanımların büyük Risk taşıdığını hesaba katin. 
 
2. Kaybettiğinizde, aldığınız dersi de kaybetmeyin. 

 

3. Üç 'S'yi hep uygulayın: Saygı, kendiniz için Saygı, başkaları için, ve Sorumluluk, tüm davranışlarınız için, 
 
4. İstediğinizi alamamanızın bazen ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlayın. 
 
5. Kuralları iyi öğrenin ki, onları düzgün şekilde ihlal etmeyi bilesiniz. 
 
6. Küçük bir aksaklığın, büyük bir arkadaşlığı yaralamasına izin vermeyin. 
 
7. Hata yaptığınızı anladığınız zaman, düzeltmek için derhal gerekli adımları atın. 
 
8. Biraz yalnız zaman harcayın. 
 
9. Kollarınızı değişime açın, ama değerlerinizin kaybolup gitmesine izin vermeyin. 
 
10. Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın. 
 
11. İyi ve şerefli bir hayat yaşayın. Yaşlandığınızda ve dönüp geçmişinize baktığınızda, ikinci kez keyif alin. 
 
12. Sevgi dolu bir ev, hayatinizin temelidir. Sakin,
düzenli bir ev yaratmak için elinizden gelen herşeyi yapın. 
 
13. Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin. Geçmişi getirmeyin. 
 
14. Bilginizi paylaşın. Bu ölümsüzlüğe giden yoldur. 
 
15. Dünyaya karşı nazik olun. 
 
16. Yılda bir kez, daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin. 
 
17. En iyi ilişkinin, birbirinize karşı duyduğunuz aşkın, birbirinize olan ihtiyaçtan daha fazlaştığı zaman olduğunu hatırlayın. 
 
18. Basarinizi, ona ulaşmak için nelerden vazgeçtiğinizle yargılayın. 
 
19. Aşka ve yemek pişirmeye, sonuçlarını hiç düşünmeden girişin.
 

20. Ama asla evli birine aşık olmayın,!

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/5/2006 -

BİR ARKADAŞIN DEĞERİNİ ANLAMAK İÇİN,

YALNIZ KALMAYI BEKLEMEYİN!

 

 

'' HERKESİN ARKADAŞ HAFTASI KUTLU OLSUN ''

 

  SEVGİYLE VE DOSTÇA KALIN :)

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/5/2006 - Bloğuma

Bayaaa bir ara vermişim  ama ben sürekli yazamamki zaten sizin gibi değilim kabiliyetsizimdir biraz ilham perilerim yok benim ama sizleri okudukça içim açılıyor vallahi ne diyeyim perilere bile ihtiyacınız yokk maşallahhh diyeyimde nazar falan değmesin hiçbirinize... 

Baktımda yine elveda deyip geri dönen arkadaşlarımız olmuş gelmelerine çok sevindim birisi bloğu terk edince sanki bir parça eksiliyor her sabah bakıyoruz döndümü acaba diyee kimsenin kimseye bu hayal kırıklığını yaşatmaya hakkı yok değilmi? :) parçaların her zaman tam olması dileğiyle sevgiyle kalın diyorum.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/4/2006 - Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?

Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi birçok " küçük şey ”e
bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yayılın çimenlerin üzerine... Acele edin...
Er veya geç... Çimenler yayılacak üzerinize...

 

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

h2so4
elki
bibis
raciegi
konjenital
melan
Özkan Özdemir
dungeon dungeon
ilginay
tekeli
parsley
hurricanee
ustad
gulsenebe